.audici.coolix....'s profilemüslüman oldugum icin sa...PhotosBlogLists Tools Help

Blog


    mevlüt kandili

    Mevlit Kandili ya da Veladet Kandili (Arapça: لیلة مواليد, Mavlid (مولد), Mavlid al-Nabi (مولد النبي), İslam dininin peygamberi olan Muhammed'in (s.a.v)doğum gecesi aynı zamanda Hicrî Rebiul-evvel ayının onikinci gecesidir. Klasik dönemde (Asr-ı Saadet ve Dört Halife Dönemi) kandiller yer almadığı için geçmişi pek eskiye dayanmamaktadır. Mevlid, "doğum zamanı" demektir. İslam'da Muhammed'in doğum günü farklı mezheplerden kutlanır. Sünnilerde Rebiul-evvel ayının 11.sinden 12.sine bağlayan gece, Şiiler 17. günü Mevlid günü ve 17'ye dönen geceyi de Mevlid Gecesi olarak adlandırırlar. Bu iki tarih arasındaki haftayı da Vahdet Haftası ilan etmişlerdir. Kandil Geceleri İslam'ın ilk zamanlarında var olan bir adet olmayıp, hicrî 3. asırdan itibaren mistik çevrelerde kutlanmaya başlanmıştır. Türkiye'de Osmanlı Devleti padişahı II. Selim'den itibaren bu kutlama gün ve gecelerinde, minarelerde kandil yakılmasıyla birlikte kandil adını almıştır.

    Audici

    cumaniz mübarek olsun

    Audici

    asagida göremediginiz resimleri su adrese tiklayarak görebilir begendiginizi kendi bilgisayariniza indirip ordan da resim yükleme sitenize yükleyerek kullanabilirsiniz http://s655.photobucket.com/albums/uu276/audici-islamic/, tabi üzerindeki ismimi silmemek kaydiyla zaten emege saygisi olanlar silmeden kullanirlar....

    cumaniz mübarek olsun

    Audici

    Keny Arkana ve İsyan videosunu izle

    Keny Arkana'nın şarkısında toplu bir başkaldırı görüyoruz: Zapatistalar, Müslümanlar; Rusya'da Bolivya'da, Meksika’da, Küba'da, Fransa'da öfke..

     

     

    Kenny Arkana (La Rabia del pueblo)…

    Arjantin asıllı olup Fransa’da yaşayan müslüman rapci… Mükemmel protest şarkılara imza atabilen, rapping konusunda on binlerce salak mc’ye ders verebilecek nitelikte bir bayan rapci… Geçtiğimiz yıl çıkardığı entre ciment et belle etoile albümünden la rage single’ı tüm dünyada ses getirdi. Şarkıyı 2 sene önceki Fransa’da yaşanan etnik ayaklanmalar sırasında 2 Afrikalı gencin Fransız polisleri tarafından öldürülmesinden sonra yazdığı söyleniyor.

    La Rage Du Peuple (İnsanların İsyanı) adlı şarkısını dinledim. Gerçekten gerek sözleri, gerek temposu, gerek klibi gerekse Fransızca oluşu tam bir bütünlük içinde ve kesinlikle sokağa çıkıp “La rage!” diye bağırabileceklerin şarkısı! Başlarda “Müslüman” denilmesine rağmen başı açık resmini gördüğüm için “Acaba?” dedim ama şarkıda geçen “İnşallah” lafzıyla “Tamam!” dedim “İşte budur!”

     
     

    dini duvar kagidi

    Audici

    free islamic wallpaper,free download
     

    DOWNLOAD

     

     

     
     
     
    dini duvar kagidi indir
     
    dini duvar kagidi indir,islamic wallpaper,bedava dini duvar kagidi,free islamic wallpaper,islami resim ve duvar kağıdı sözleri,internetten bedava film izleme,İnternetten Bedava Film İzle İndir,Vizyondaki Filmler,Tv Dizileri ...
    Sinema filmleri,bedava film izle indir Oscarlı filmler,Belgesel,Oyun indir,Vizyondaki filmler,Rapidshare linkleri.

    41 tane  dini duvar kagidi
    islamic,wallpaper,background,glitter,star,audi,din,dini,türk,türkish,türkce,english,allah,müslüm,müslüman,Möslim,kaba,allah,muhammed, happy birthday, photography, comedy, sexy, tattoos, retro, love, friends, miley cyrus, i love you, sayings, quotes, naruto, backgrounds, funny ,kuran,koran,quran,FREE FLASH CLOCK

    Seyyidü'l-istigfâr Duâsi

    Audici Audici

    canakkale savasi

    Audici
    Çanakkale Savaşı’nın Simgesi  Fotoğraf Koca bir yalan!

    Fotoğraftaki kişilerin Bolu’nun Elmalık Köyü’nden İbrahim Bayseç ile Niyazi Yıldırım oldukları, İzmir’deki Çiğli Havaalanı’nda 1930′da işçi olarak çalışırken Alman bir pilot tarafından fotoğraflarının çekildiği ortaya çıktı. CHP Bolu İl Teşkilatı’nın geçen yıl bastırdığı afişlerde babasının fotoğrafını görünce şaşıran 65 yaşındaki Seyran Bayseç, “Babamın o fotoğraf ile savaşın simgesi haline geldiğini öğrendim. Ancak babam 1911 doğumlu. Yani Çanakkale Savaşı başladığında 4 yaşındaydı. O fotoğraf babam Çiğli Havaalanı’nda işçi olarak çalışırken çekilmiş” dedi.

    Çanakkale Savaşı’nın simgesi olarak partilerin, dernek ve odaların, birçok resmi ve özel kurumların afişlerinde kullandığı fotoğrafta yırtık kıyafetleri, ayakkabısız halleriyle gazete ve televizyonlara konu olan, Çanakkale Savaşı’nda vatanı için savaşan askerler lanse edilen kişilerin Bolu’nun Elmalık Köyü’nde oturan İbrahim Bayseç ile Niyazi Yıldırım oldukları ortaya çıktı.

    Bayseç ve Yıldırım’ın, İzmir Çiğli Havaalanı’nda işçi olarak çalışırken bir Alman pilota poz verdikleri, pilotun torununun geçen yıllarda fotoğrafı internette satışa çıkarması üzerine fotoğraf Çanakkale Savaşı ile simgeleşti.CHP AFİŞİNDE BABASINI GÖRDÜ

    CHP Bolu İl Teşkilatı’nın seçim propagandası çalışmaları kapsamında bastırdığı afişlerde babasının fotoğrafını görünce şaşıran 3 çocuk babası müteahhit Seyran Bayseç, partiye giderek fotoğrafı nereden bulduklarını sordu.

    Fotoğrafın Çanakkale Savaşı’nın simgesi olduğu cevabını alınca şaşkınlığı artan Seyran Bayseç, “Babam Çanakkale Savaşı’nda 4 yaşındaydı. Nasıl böyle bişey olabilir?” diyerek şaşkınlığını söyledi.

    FOTOĞRAF ÇİĞİLİ HAVAALANINDA ÇEKİLDİ

    Bolu Dağı eteğinde bulunan Elmalık Köyü’nde yaşayan Seyran Bayseç, babasının 1982′de, Niyazi Yıldırım’ın ise 1994′te köyde hayatlarını kaybettiğini söyleyerek, fotoğrafın öyküsünü şöyle anlattı:

    “Babamın o dönemde 4 yıl süren askerliği yapmak üzere gitmesinden yaklaşık 1 yıl önce yani 1930 yılında İstanbul- Ankara tren hattını döşemek için bizim köye Alman bir ekip gelmiş. Köyde 2-3 ay kalmışlar. Ancak Bolu Dağı’nı geçemeceyeceklerini anlayınca vazgeçmişler. Köyden giderken de ‘Bizimle çalışmak ister misiniz?’ diyerek 12 kişiyi yanlarında götürmüşler. Onların içinde babam ve fotoğrafta yanında bulunan Niyazi Yıldırım da varmış. Çiğli Havaalanı’nda çalışmışlar. Ancak, paralarını alamamışlar. 10 kişi köye dönmüş. Babam ve Niyazi amca da 6 ay çalıştıktan sonra paralarını alamayınca köye dönmek için şantiyeden çıkmışlar. O sırada bir Alman pilot fotoğraflarını çekmiş. Babam ve Niyazi amca köyümüze ancak bir ayda gelebilmişler. Babam sağken, bize bu fotoğraftan söz ederdi. ‘Bir Alman bizim fotoğrafımızı çekti’ derdi.”

    “YANLIŞI DÜZELTMEK İÇİN ÇALIŞTIM”

    Çanakkale Savaşı’nda babasının 4 yaşında olduğunu kaydeden Seyran Bayseç şöyle devam etti:

    “Benim babam Çanakkale harbine katılmadı. Parti afişinde babamın fotoğrafını görünce, bu yanlışlığı düzeltmek için çaba harcadım. Bir televizyon programına katılmak istedim. Ancak, programa kabul edilmedim. Bana fotoğrafın bu şekilde kullanılması nedeniyle mahkemeye başvurmamı söylediler. Ben de ‘Neden mahkemeye başvurayım?’ dedim. Ben babamın fotoğrafının bu şekilde kullanılmasından rahatsız değilim. Ancak bunun doğrusunu da ortaya çıkarmak istiyordum. Genelkurmay Başkanlığı’ndan babamın nasıl bir asker olduğunun ortaya çıkarılmasını istedim.

    Böylece, o fotoğrafın Çanakkale harbinde çekilmediğini kanıtlayacaktım. Çünkü babam İzmir’den geldikten kısa bir süre sonra askere gitti. Askerliği’ni Siirt’te yaptı. Orada ‘Dersim ayaklanmasının’ bastırılmasında görev aldı. Babam, başarılı bir askerdi. Hatta 4 yıl sonra askerden gelince Bolu Alay Komutanlığı’nda başarısından dolayı mükafatlandırılmıştı. Niyazi amca da babamla aynı dönemde yaptı askerliğini. Ama bildiğim kadarıyla o Adapazarı’nda yaptı.”

    Annesi ve babasının birlikte çekilmiş fotoğrafını gösterip, iki fotoğrafı karşılaştıran Seyran Bayseç, “Babam iki fotoğrafta da aynı pozu vermiş. Bu iki fotoğrafa baktığınızda, o fotoğraftaki kişinin babam olduğunu kolaylıkla anlayabilirsiniz” dedi.

    dini siir

    Audici

    Gazze'de Erdoğan'a destek mitingi

     

     


     
     
    Gazzeliler, İsviçre'nin Davos kentinde yapılan "Gazze: Orta Doğu'da Barış Modeli" oturumunda tepki gösteren ve paneli terk eden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a sevgi gösterilerinde bulunuyor. Binlerce kişi Gazze'de ellerinde Türk ve Hamas bayraklarını taşıyor.

     

    14.35

    Kalabalık onbinlere ulaştı...

    14.28

    Başka bir konuşmacı kürsüde...

    14.20

    Cebaliye mülteci kampının İsrail uçaklarınca harap edilmiş camisinde  dışarıda cuma hutbesinde halka seslenen imam Celal bin Yusuf Şerifi, "Sayın  Erdoğan İslam dünyasının başını kaldırmasını sağladı" dedi.

    Türk baraklarıyla süslenen Cebaliye camisinin imamı Şerifi, "İslam  ülkelerinin liderlerine Başbakan Erdoğan'ı örnek almaları için sesleniyoruz" diye  konuştu.

    14.11

    Türk'ün konuşması devam ediyor:

    "Onların bombaları var. Nükleer silahları var. Kimyasal silahları var. Ama bizim yüreğimiz var, cesaretimiz var. Allah’tan başkasından korkmamamız var. Size şunu söyleyeyim. Eğer bu ateşkes olmasaydı. İstanbul Ankara Diyarbakır tüm Türkiye Gazze’deydik. Ey cennetin çocukları size sesleniyorum. Yalnız değilsiniz, biz sizi çok seviyoruz. Şimdi sıra ambargonun kaldırılmasına geldi. Ben buradan tüm İslam dünyasının liderlerine sesleniyorum. Tüm halklarına sesleniyorum. Filistin’in yanında olmayan tahtlar sallanacaktır.  Dün gece dünyada her şey artık İslam’ın lehine döndü. Bütün liderler Tayyip Erdoğan gibi olsun isteyecek bütün insan halkları.  Son olarak şunu söyleyeyim. Allah’ın koruduğu meleklerin yardım ettiği Filistinli kardeşlerim, elimizden gelse sizi alır İstanbul’a götürürüz, oradan buraya gelip o bombaların altında bizler gireriz.  Bütün Türkiye halkı, bütün insanlık bunu söyledi. Şimdi ellerinizi kaldırın ve tekrar edin. “Düşmanım bana ne yapabilir ki. Ben cenneti yüreğimde taşıyorum. Sürgün edilmem seyahat, hapsedilmem halvet, öldürülmem ise şahadettir.” Eğer bu ambargo kalkmazsa bütün İslam dünyası Gazze’ye gelecek ve yürüyüş yapacak. Bunu bütün alem bilsin. Bizim çocuklarımız sizinle beraber. Kadınlarımız sizinle beraber. Yaşlılarımız sizinle beraber. Yüreğimiz sizinle beraber. Biz zalime karşıyız. Zulmü kim işlerse ona karşıyız. Hepinizi Allah’a emanet ediyorum."

     

    14.07

    Tekbir sesleri yükselmeye devam ediyor.

    14.02

    Kürsüye çıkan bir Türk konuşma yapıyor. İşte o Türk'ün konuşması:

    "Türkiye’de 70 milyon Abdülhamit var hepsi sizin yanınızda. Zaferimiz mübarek olsun. Bundan 3-4 sene önce Hamas’a terörist diyorlardı. Bugün İsrail’e terörist diyoruz, Amerika’ya terörist diyoruz, İngiltere’ye terörist diyoruz. Yahudiler, çocuklarımızı ve kadınlarımızı öldürürken diyorlardı ki: “Muhammed öldü kızları kaldı" Biz buradayız. Türkiye’deyiz, Mısır’dayız, Suriye’deyiz, heryerdeyiz. Bizim kızlarımız ve çocuklarımız da sizi yener."

    13.56

    Cami meydanında safların sıklaştırılması çağrısı yapılıyor. Kalabalık gittikçe artıyor

    13.55

    Gazze'de tekbir ve "Allahu Ekber" sesleri yükseliyor.

    13.47

    Çeşitli konuşmalar yapılan meydanda, konuşma kürsüsünde Başbakan Erdoğan'ın resimleri bulunuyor. Hamas liderinin dev boyutta resimleri de duvarlarda yer alıyor.

    13.40

    Gazzeliler ellerinde Türk ve Hamas bayraklarıyla toplanmaya devam ediyor.

    13:35

    Miting gittikçe kalabalıklaşıyor...

    Erdoğan Gazze Oturumunu Terk Etti


    Davos'ta Gazze krizi yaşandı.

    "Gazze, Ortadoğu İçin Model" konulu panele katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İsrail Cumhurbaşkanı Peres'in diplomatik teamülleri aşarak yüksek sesle konuşmasına ve dinleyicilerin bu konuşmayı alkışlamasına çok sert tepki gösterdi.
    Peres, "Her gece İstanbul'a 100 roket atılsa siz ne yapardınız?" türünden ifadeler de kullandı. Cevap hakkı isteğini reddeden oturum Başkanı'na da sinirlenen Erdoğan, Peres'e "Siz insan öldürmeyi iyi bilirsiniz" diyerek eleştirilerini sıraladı. Erdoğan ardından da "Davos benim için bitmiştir" diyerek toplantıyı terk etti.

    Erdoğan: "Gazze Açık Hava Hapishanesine Dönüştürüldü" Sakin bir havada başlayan Gazze oturumu Davos 2009'a damgasını vurdu.
    Erdoğan, konuşmasında uygulanan ambargolarla Gazze'nin açık hava hapishanesine döndürüldüğünü söyleyerek, orantısız güç kullanıldığını ve çocukların öldürüldüğünü söyledi.
    Erdoğan'a diğer panelistler BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon ve Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa da destek verdi.
    Peres, Konuşmasında Sesini Yükseltti Salonda oluşan tablo aleyhte olunca Peres konuşmasında sesini yükselterek, tablonun sorumlusunun Hamas olduğunu belirterek, "Terörist saldırılar karşısında başka çaremiz yoktu" diye konuştu.
    Peres, diplomatik teammüleri bir yana bırakarak sesini iyice yükseltti ve Başbakan Erdoğan'ı hedef almaya başladı.
    Hamas'ın "kuruluş bildirgesi" olduğunu söylediği bir belgeden alıntı yapmaya başlayan Peres, "Müslümanlar bütün Yahudileri ortadan kaldırmadıkça dünyanın kurtuluşu gerçekleşmeyecek" şeklindeki yazıyı okudu ve oldukça sinirli olarak Başbakan Erdoğan'a dönüp, "Bahsettiğiniz Hamas bu mu?" ifadesini kullandı.
    Peres daha sonra da, yine Başbakan'a döndü ve Hamas'ın roket saldırıları ve Gazze harekatına ilişkin olarak sesini yükseltmenin de ötesine geçerek adeta bağırmaya başladı.
    Peres, "Her ülke aynısını yapardı. Siz İstanbul'a her gece 10 ya da 100 roket atılsaydı, siz ne yapardınız" sözlerini kullandı.
    Erdoğan, Cevap Hakkını Kullanmak İstedi, Ancak Oturum Başkanı Söz Vermedi Peres'in sözleri karşısında sakince notlar alan Başbakan Erdoğan, tekrar söz alarak cevap hakkını kullanmak istedi ancak oturum başkanı söz vermedi.
    Buna rağmen sözlerini sürdüren Erdoğan, şunları söyledi: "Sayın Peres benden yaşlısın, sesin çok yüksek çıkıyor. Biliyorum ki bu suçluluk psikolojinin gereğidir. Benim sesim o kadar yüksek çıkmayacak. Öldürmeye gelince siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz. Plajdaki çocukları nasıl vurduğunuzu iyi bilirim. Başbakanlık yapmış olan iki kişinin bana önemli lafları vardır; tankların üzerinde Filistin'e girdiğimle kendimi mutlu hissediyorum diyen başbakanlarınız var."
    "Davos Benim İçin Bitti" Başbakan Erdoğan konuşmasına sık sık müdahale eden oturum başkanına tepki gösterdi ve "Davos benim için bitti" diyerek toplantıyı terk etti.
    Toplantının çıkışında tepkisinin gerekçesini anlatan Erdoğan, "İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres 25 dakika, bana ise 12 dakika hak tanındı. Bu kadar önemli bir konuyu görüşeceğimiz bir yerde kalkıp da bunu yarım saat, 35 dakikaya sıkıştıramazsınız. Bundan sonra da Davos'a katılmam" diye konuştu.   
     

    dini resimler

    Audici   Audici   Audici     Audici     Audici     Audici

    din,islam,dini resim,allah,muhammed,cuma,ates,gif,simli resim,dini,islamic wallpaper,dini resim,islamic foto,islam,

    domuz eti!!!

    Gaziosmanpasa Hacimasli köyü domuz çiftligi'nin sulari ve kati atiklari 300 metre mesafedeki Sazlidere Baraji'na akiyor. Baraj on milyon kisinin su ihtiyacini karsiliyor. Çiftlikte 5 bin domuz var.
    Türkiye'deki domuz çiftliklerinde yillik 3 milyon kg. civarinda et üretiliyor. Bu rakam neredeyse kirmizi et üretiminin yarisi. Üretilen domuzlar otellere, yemek fabrikalarina ve marketlere 'kiyma' seklinde satiliyor. Domuz etini Salam, sosis olarak da piyasaya sürmek en sik kullanilan yöntem.
    Peki neden domuz?
    'Dinen yasak olmasina, Türk yemek kültürüne aykiri bulunmasina ragmen neden domuz cazip bir konu?'
    Çünkü domuz yetistiriciligi kârli bir is. Domuz üretken bir hayvan. Cinslerine ve yasina göre yilda bir, iki, bazen de üç kez ve her batinda 15-20'ye kadar varan yavru dünyaya getirebiliyor. Bir domuz yilda iki kez dogum yapsa, her batindan 10 yavru yasasa, 20 sene yasayan bir domuzun 400 yavrusu oluyor. Ve dahasi yeni dogmus bir domuz 4-5 ayda 100 kiloya kadar çikabiliyor.
    Normal Sartlarda evcil bir domuzun yüzde 30'u yag olarak ayrilabilmekte iken bu rakam bazen yüzde 50'yi bulabiliyor. Yani 150 kg'lik bir domuzdan 75 kiloluk yag elde edilebiliyor. Bu da dana yada koyuna göre tercih edilmesinde önemli bir etken.
    Beslenmesi kolay, cam disinda -les dahil- her seyi yiyebiliyor. Her domuz da ortalama 80-100 kiloya ulastigi zaman kesiliyor. Kaba bir hesapla sadece bu çiftlikten yilda yaklasik 1 milyon kg. et çikiyor.
    Bu etlerin hangi kanalla, nerelere satildigi meçhul. Diger çiftlikler de göz önüne alindiginda Türkiye'de yaklasik 3 milyon kg domuz etinin piyasaya degisik yollarla sürüldügü ortaya çikiyor.
    Türkiye'deki toplam kirmizi et tüketiminin de 6 milyon kg. oldugu göz önüne alinirsa tablonun vahameti daha da netlesiyor. Kilosu 1 ile 3.5 milyon lira arasinda satilan bu domuz etlerinin agirlikli olarak kiyma, sucuk, salam ve sosis olarak satildigi dile getiriliyor. Çiftlik çalisanlarindan Ismail Türk'ün verdigi bilgiye göre kesilen etler toplu olarak büyük otellere, yemek fabrikalarina kiyma ve sosis gibi ürünler olarak satiliyor.
    Bu ve benzeri çiftliklerden resmi olarak bes firma domuz satin aliyor:
    Çerkezo, Polonez, Nuta, Namet ve Sütte ...
    1.
    Çerkezo aldigi ürünleri Salam Sosis olarak piyasaya sürerken ayni zamanda Tesvikiye'deki Sarküterisinden de nihai tüketiciye ulasiyor. (ki bu firmanin bir de TADET adi altinda otellere ürün sattigi bir markasi daha bulunuyor... ) Ayni zamanda butik magazalarda ve ulusal zincir magazalarda satilan BONUS markali ürünlerin üreticisi de ÇERKEZO...
    2- Ayazaga'daki Çerkezo'nun hemen yaninda üretim yapan
    SÜTTE firmasi da salam, sosis ve jambonlarini markasiyla satiyor. Ancak bilinen bu firmalar ürünleri çesitli zamanlarda farkli isimlerde piyasaya sürüyor. Daha önce Sütte olarak piyasaya sürülen domuz mamulleri son dönemde PIGGY adiyla satiliyor. Üstelik ünlü Amerikan fast food zincirlerinden Little Caesar's Pizza tam 10 yili askin süreden beri et mamullerini SÜTTE firmasindan temin edip bizlere bir güzel yediriyor.
    3-
    POLONEZ 5 yil öncesine kadar resmi olarak domuz ürünleri imal edip MIGROS'larda açik açik ürünlerini satarken, son yillarda %100 dana etinden ürünler imal ettigini iddia ediyor.
    'Peki ya bunlari göz göre göre magazalarinda sattiran satin alma müdürleri aldiklari rüsvetin yani sira bu milletin vebalini aldiklarini da biliyorlar mi sizce?'

    POLONEZ'in ciddi anlamda piyasaya yayilmasindaki en büyük faktör MIGROS' tur . O dönem Migros'un et mamulleri satin almasinda olan (Su an oyuncak reyonunda satin almacilik yapan) Coskun bey'in büyük paralar karsiliginda POLONEZ'le isbirligi içerisinde oldugunu ve bizzat domuzlari bizlere yediren kisi oldugunu biliyor muydunuz?
    Peki ya
    Migros'ta çalisan tüm tezgahtarlarin eksiksiz olarak her ay sonunda POLONEZ 'in sahibi MUSTAFA AKKAS beyden (veya satis müdürü sifati ile çalisan ALI ÖZYAVAS'tan) maaslarini ve primlerini (bizlere sattiklari et mamulleri üzerinden ) aldiklarini biliyor muydunuz?
    Peki
    METRO GROS MARKETLER'in (Su anki degil bir önceki) satin almaciligini yapan kisinin Su an BAGDAT CADDESINDE bulunan Polonez - Barbekü restoranlari' nin sahibi oldugunu biliyor muydunuz?
    Peki Izmir'in kalesi olarak görülen
    KiPA Marketler'in satin almaciligini yapan bayanin Polonez'in resmi hissedari oldugunu biliyor muydunuz?
    PEKI AMERIKAN FAST FOOD ZINCIRI
    DOMINO'S PIZZA ve ALMAN EKOLÜ DR.OETKER PIZZALARIN IÇERISINDE POLONEZ ET MAMULLERININ KULLANILDIGINI BILIYOR MUYDUNUZ?
    PEKI
    GIMA MARKALI VE PIYASALARDA SATILAN OPI MARKALI ÜRÜNLERI POLONEZ'IN ÜRETTIGINI VE BUNUN KARSILIGINDA NE KADAR PARA YEDIRDIGINI BILIYOR MUSUNUZ?
    'Peki, sizce Türkiye'de domuz eti yemeyen insan kalmis midir?'
    4-
    NUTA öncelikle 7 TEPE markasi ile taninmakla beraber Güneydeki - Her sey dahil - tatil köylerinin bir
    numarali tedarikçisi, e tabi yabanci turistlerin yaninda yerli turistlerde güme gidiyor. Bu firmalar özellikle büyük alisveris merkezlerinde ayri bir stant açiyorlar. Ancak küçük Sarküterilerde karisik olarak duruyor ve birçok tüketici farkina varmadan domuz ürünlerini satin alabiliyor . Üstelik isin ilginç tarafi bu firma Simdi de firma tanitim cd si hazirlamis Carrefour gibi büyük hipermarketlerde ne kadar hijyenik üretim yaptigini anlatiyor. Ama 7 TEPE SOSIS hafta sonlari marketlerde KDV dahil 2.900 YTL ye satiliyor.
    Çünkü maalesef bu adamlar sosislerin içerisinde hayvan küspesi gibi lafini bile etmek istemedigimiz katkilar kullaniyorlar ... Domuz hammaddeli salam ve sosislerin kesiminin yapilip piyasa sürüldügü bir baska yer de
    NUTA'nin üretimini yapan kisinin islettigi Dolapdere'deki imalathane. (IDEAL markali salam sosis imalatçisi )
    5-
    NAMET ünlü EMINÖNÜ HASIRCILAR ÇARSISININ IÇINDE yillardir taninan NAMLI PASTIRMACI'nin modern hali !!! Su an modern(!) üretim tesisleri BAYRAMPASA MEGACENTER (GIDA HALI) içinde derme çatma bir imalathaneden öteye geçemeyecek konumda olan ve üretim kapasiteleri aylik -günün 24 saati çalistiklarini düsünürseniz- 70 tonu geçemeyecek olan bu imalathanede NAMET ayda 270 ton et mamulü üretiyor ve satiyor.
    Bu aradaki 200 tonluk kapasite açigini ise ISTANBUL DISINDA ne id ügü belirsiz imalathanelerde, merdiven alti firmalarda üretim yaptirip üzerine ' %100 NAMET KALITESI' bastiktan sonra (üretim yeri olarak BAYRAMPASA'daki adreslerini gösteriyorlar) bizlere afiyetle yediriyorlar.
    Carrefour
    ve diger tüm zincir magazalarda POLONEZ'in uyguladigi benzer taktikleri uygulayan NAMET bugün kapasitesinin 3 kat üzerinde üretim yaparak gururla ülkemizi temsil ediyor.
    Peki, Cem Yilmaz'in dedigi gibi janjanli ambalaja sahip
    NAMLI pastirmalari' nin sahipleri olan Engin ve Esen Mepa kardeslerin ayni zamanda Çorlu'daki domuz çiftliklerinin yari hissesine sahip olduklarini da biliyor muydunuz?
    2000 yilinda patlak vermis olan kaçak buffalo etlerinin de NAMLI pastirmalari' nin sahipleri olan Engin ve Esen Mepa kardesler tarafindan getirildigini hatt a Bayrampasa'daki imalathanelerinin gazetecilerin ve kameralarin gözü önünde basildigini, Engin Mepa'nin Show TV'ye, o dönemin 1 trilyon lirayi kendi elleriyle hediye ettigini, sonra da Milliyet, Hürriyet ve Sabah gazetelerine verdikleri dev ilanlarla tüm olanlari ve baskinlari yalanladiklarini biliyor muydunuz?
    NAMLI
    Pastirmalarinin hem % 5 hissesine sahip olan, hem de imalat müdürlügünü yapan Muzaffer adindaki sahsin ayni dönemde kardesi ile Bagcilar semtinde açmis oldugu imalathanede at ve esek etinden yaptigi pastirmalari dilimleyerek zincir marketlere sattiklarini biliyor muydunuz?
    2004 yilinda da Ugur Dündar ekibi tarafindan basilarak ekranlarda gösterildigini hatirlayabildiniz mi?

    Domuz konusunda herkes topu baskasina atiyor. Bu noktada tüketicinin yapmasi gereken seyi Çevre Saglik Il Müdürlügü Gida ve Çevre Kontrol Subesi
    Müdürü Irfan Yilmaz özetliyor;
    '- Piyasadaki etleri denetlemek mümkün olmuyor.'
    'Kisacasi ne yediginize dikkat edin. Çok emin olmadiginiz bilmediginiz markalarin ambalaj güzelligine kanmayin.'
     
    Ömer KIZILIRMAK
    TÜBITAK-SAGE Planlamalar ve Kalibrasyon Birim Amiri

    Vatan Ve Milleti Sevmenin önemi

     

    Vatan Ve Milleti Sevmenin önemi

    Vatan, üzerinde huzur içinde yaşayalım diye, atalarımızın aziz kanlarıyla sulayarak bizlere emanet ettikleri topraklardır. Tarihi bağlarla bağlı olduğumuz vatan topraklarını sevmek, gerekirse malımızı, canımızı uğrunda feda etmek bizim için en Kutsal bir görev olmalıdır. Vatan sevgisi doğuştan vardır. Dinimizi, dilimizi, töremizi, canımızı, malımızı, şeref ve namusumuzu ancak vatan sayesinde koruyabiliriz. Vatan elden gidince bu kutsal değerlerin varlığı ve devamlılığı tehlikeye düşer. Vatanımızı kupkuru bir toprak parçası olarak düşünemeyiz. Biz bu toprak üzerinde millet adı verilen büyük bir topluluğun içinde yaşarız. Bu sebeple vatanımızı sevmek ne kadar önemliyse milletimizi sevmek de o derece önemlidir. Milletimizin acısı bizim acımız, sevinci de bizim sevincimiz olmalıdır.
    Vatanımız için içimizde daima fedakarlık duygularını beslemeli ve ona hizmet arzusunu yüreğimizin derinliğinde daima duymalıyız. Vatanını seven bir müslüman kendi yurdunda sevilen bir kişi olur. Çünkü böylesi bir müslümandan hiç kimseye zarar gelmez. Vatanını ve milletini sevmeyenler ise kötü insanlardır ve herkes böylesinden nefret eder. Vatanını milletini sevmeyenler düşmanlarla bile işbirliği yapacak kadar alçalırlar. Böylece ailelerinin, ülkelerinin hatta insanlık aleminin yüz karası olurlar. Çünkü kendi ülkesine kötü emeller besleyen birini hiç kimse sevip sayamaz ve saygıdeğer bulmaz. Vatan birbirini sevip sayan fedakar ve gayretli evlatlarının omuzlarında yükselir

     

    neyleyim dünyayı


    Hasretim o gül kokun'a ey Nebi
    Hasretim nur yüzüne ey sevgili
    Ne zaman bitecek bu hasretlik
    Her gece bir umutla bekliyorum ey sevgi
    Ben bu dünyaya sana hasret geldim
    Hasret gidecegim ey sevgili
    Vatan gurbeti nedirki gelir gecer
    Asil benim gurbetim sensin ey Sevgili
    Su yanan yüregimi dindir ey Nebi
    Seni ne kadar ozledim bir bilsen sevgili
    Bir gün bu günahkar ümmetinede gelirmisin
    Su yanan yüregimi dindirirmisin ey sevgili
    Ashabinla biz günahkar ümetlerine selam yollamissin
    Senden gelen selama can kurban ey Nebi
    Ve Aleyna aleykumesselam Ya NebiAllah
    Anam babam sana feda olsun ey Nebi...
    Biz günahkar ümmetlerin icin göz yasi döken Nebi
    Ne olur ey Nebi sen aglama bu günahkar ümmetin aglasin
    Senin o akan gözyaslarina kuban olayim ey Nebi
    Kokuna yüzüne ümmetim deyisine kurban olayim ey Sevgili

    Ey melekler bu yakarisimi Habibullaha ulastirin
    Ey Allah in Resulu gunahkar bir ummetinin Sana selami var...
    Hani seni ziyarete gelmisti utancindan basini kaldiramadi ya iste o Ümmetin...
    Sefaatini Dilenir, yüzü olmasada sefaatindan ümit eder o günahkar Ümmetin
    Ne olur ey melekler bu yakarisimi iletin
    Canimiz cananimiz sevgilimiz Habibimiz
    Muhammaed Mustafa Sallalahu aleyhi vesselleme

    Audici

    dini siir

    Audici

     

    Cumalar,yaslı cumalar.

    Raflarda Kuran ağlar.

    Terkedilmişliğin hengamesiyle.

    Gelenekten hesap sorar.

    Orman Haftasına,

    Kutlu Doğum haftasına,

    Peygamber adına uydurulana,

    isyan eder kuran.

    Zalimlerin zulmune,

    Belamların ilmine,yolların şetrefillisine.

    Doğru yolu gösterir kuran.

    Doğru yolda eğri oturanlar,

    şeytana yoldaş olanlar,

    kuranı tahrif etmek için okurlar.

    Tahrif etmenin terketmek

    Anlamına geldiğini bilerek.

    Takva yolunu tutanlar.

    Ayetler üzerinde tefekkür ederler.

    En doğrusunu Allah bilir derler.

    Allahım ilmimi artır derler

     

    Şüphesiz ki bu Kur'an en doğru yola iletir; iyi davranışlarda bulunan müminlere, kendileri için büyük bir mükâfat olduğunu müjdeler

    filistinli annelere (siir)

    Filistinli Annelere

    Bedenim kaniyor ve aciyor icim

    Ruhum ozgur ama ellerim tutsak

    Kuduste yangin var yaniyor Filistin

    Ne cikar ben desem bu dunya cikmaz sokak


    Israil demirden atlariyla cocuklari ezerken

    Anne gozyasi, bebek kanina karisiyor

    Yeryuzunun damarina kan verirken sehitler

    Ummetin topraginda zalimler dolasiyor

    Lambalar sonuyor uzerinde ummetin

    Her yer karanlik safaga hasret gozler

    Ruhsuzluk ve suursuzluk senin zilletin

    Bu zulum devam eder degismedikce ozler

    Gariplerle geldi bu din oyle gidecek

    Masum bedenlere kursunlar yagacak

    Cicekler solacak bebekler olecek

    Anneler aglayacak ama

    Musa dogacak

    Ibret levhasidir tarihin yasasi

    Zaman doner durur insanlar arasinda

    Olumden korkmak Kabilin tasasi

    Bin umudumuz var bizim olumun arkasinda

    Nalan olma ey gonul birgun sabah olacak

    Bir Filistinli cocuk olacak bir Eyyubi
    Iste o dem nizam-i Hak dogacak

    Ne müslüman aglayacak ne de musevi

    cumaniz mübarek olsun

    Audici

    Ey yahudi

    EY YAHUDİ Türkiye'nin ünlü şairlerinden Sezai Karakoç'un Diriliş dergisinda 1969 yılında yayımladığı şiir sanki bugünü anlatıyor.
    EY YAHUDİ
    Nihayet Mescid-i Aksa'yı da yaktın ey yahudi
    Asırlardır insanlığın ruhunu yaktığın gibi ey yahudi
    Aya çıkarak göğe çıktığını sandın ey yahudi
    Göğe çıktığına inanır inanmaz
    Büyük Peygamberin göğe çıktığı yeri yaktın ey yahudi
    Mescid-i Aksa'yı yaktın ey yahudi
    Daha doğrusu yaktığını sandın ey yahudi
    Senin yaktığın gökteki Mescid-i Aksanın ancakgölgesidir ey yahudi
    Senin yaktığın Mescid-i Aksanın ruhu değil,Taş, toprak ve ağaçtan işaretidir ey yahudi
    Ölüler gibi donmuş bizlere deBelki Mescid-in ateşinden bir köz düşer de
    Buzlarımız çözülür ey yahudi
    Sen vaktiyle peygamberlere ihanet ettiğin gibi
    Şimdi de
    Onların en büyüğünün miraca çıkış noktasına
    Göğe yükseliş noktasına ihanet ettin
    Sen asıl kendi kurtuluşuna ihanet ettin
    Mescid-i Aksanın ruhu yakılmaz
    Yakılan ancak taş ve topraktır
    Sen asıl kendini yaktın ey yahudi
    Sen ancak kendi ruhunu ateşe attın
    Cehennemleştirdin kendini ey yahudi
    Kudüs'ü aldıktan sonra
    Gazzede yapmadığın işkence kalmadıktan sonra
    Demek Mescid-i Aksayı da yaktın ey yahudi
    Utanmazlığını en son uca çıkardın
    Allah'tan çekinmediğini
    İnançsızlığını
    Kara yürekliliğini
    Zulüm aşkını
    Bir kere daha ilan ettin
    Hakettiğin cezayı en şiddetli bir şekilde çekeceksin ey yahudi
    Sen kutsal Kudüs'ün ruhuna ihanet ettin
    Peygamberlerin dediği bir kere daha olacaktır.
    Sana haber verilen cezalar bir kere daha gelecektirbaşına
    Sen Süleyman Peygamberin ruhunu incittin ey yahudi
    Davut Peygamberin ruhunu sarstın ey yahudi
    Zebura ihanet ettin ey yahudi
    Tevratın ve ZeburunMusanın Davutun Süleymanın
    Ve bütün kitapların ve bütün peygamberlerin
    Gelmesini bekledikleri
    Geleceğini haber verdikleri
    Ve bütün kitapların ve bütün peygamberlerin
    Evrene, insana, yere, göre ışık saçan
    Büyük Peygamberin ayak bastığı yere
    İmam olup bütün peygamberlere
    Namaz kıldırdığı yereİhanet ettin, aklınca hakaret ettin ey yahudi
    Hakettiğin cezayı en şiddetli bir şekildeçekeceksin ey yahudi
    Büyük Peygamberin haber verdiği gibi
    Sen cezanı çekerken
    En vahşi taşların arkasına saklansan bile
    Taşlar olduğun yeri haber verecek
    Çünkü sen taşı bile yakacak kadar kinlisin ey yahudi
    Sana hiç bir zarar vermemiş bir ümmet için
    Sıkıştığın her sefer seni kurtaran
    Seni koruyan
    Acımasından ötürü senin kendisine sığınmanıkabul eden
    Kerim, cömert, mert bir ümmet için
    İnsanlığın son ümidi bir ümmet için
    En büyük kini duymaktasın
    O fakir de olsa uludur
    O mazlumdur
    Sen onun ululuğunu ve mazlumluğunu, hakikattaşıyıcılığını kıskanıyorsun ey yahudi
    Bir gün gelecek azgınlığın sona erecektir
    Kutsal Kudüs kurtulacak
    Mescid-i Aksayı bu ümmet altından ve zebercettenve yakuttan
    Yeniden yapabilecek bir kudrete erecektir
    O gün Allah'ın azabı senin için şiddetli olacaktır
    Biz istesek bile seni ondan kurtaramıyacağız ey yahudi
    Bize bu yapılanı yapan sen değilsin
    Biz kendi cezamızı çekiyoruz
    Sen de bir gün kendi cezanı çekeceksin ey yahudi
    Sana yeryüzü lanet edecektir
    Sana gökyüzü lanet edecektir ey yahudi
    En kısa zamanda tövbe yolunu tutmazsan ey yahudi
    Sezai KARAKOÇ  Diriliş Sayı 1 Yıl 1969